Saklı tarihin gün yüzüne çıkması için beş noktada kazı yapılıyor

Kafkaslar’dan Anadolu’ya ilk giriş kapısı olma özelliği taşıyan ve 2016’da UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilen Kars’taki Ani Ören Yeri, 11. ile 12. yüzyıla ait İslam mimarisi eserlerini bünyesinde barındırıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Kafkas Üniversitesi (KAÜ) işbirliğinde yürütülen kazı çalışmaları, bu yıl 5 noktada gerçekleştiriliyor.

Sanat tarihçileri, arkeologlar, mimarlar ve restoratör mimarların da dahil olduğu 18 üniversiteden 40 kişilik ekiple yürütülen çalışmalarla, Ani’de yer altındaki tarihi yapı ve eserlerin gün yüzüne çıkartılması amaçlanıyor.

Bu sezonki kazılarda, Orta Çağ’a ait sırlı ve sırsız seramikler, taş, cam, kemik, metal ve ahşap buluntulara rastlandı.

ORTA ÇAĞ’IN EN ÖNEMLİ KENTLERİNDEN BİRİ

Ani Ören Yeri Kazı Başkanı Doç. Dr. Muhammet Arslan, 2016 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan Ani Ören Yeri’nin, Orta Çağ’ın en önemli kentlerinden biri olduğunu söyledi.

Ani’nin Selçuklu Sultanı Alparslan tarafından fethedilmesiyle daha da canlandığını ifade eden Arslan, “Özellikle 1064 yılında Büyük Selçuklu Sultanı Sultan Alparslan’ın fethiyle şehirde müthiş bir ticari canlılık ve bu canlılığın getirdiği bir kentleşme söz konusu. Özellikle bu dönemde inşa edilen camiler, mescitler, hamamlar, çarşı, konut gibi hem dini hem ticari hem de sosyal ve sivil mimarisiyle Ani tam anlamıyla bir kent hüviyetine kavuştu” değerlendirmesini yaptı.

Arslan, Ani’nin Türk tarihi açısından çok önemli olduğunu vurgulayarak, “1064 yılında Sultan Alparslan’ın Anadolu’ya ilk giriş kapısının Ani olduğu açıkça ortada. Böylelikle Ani hem Anadolu’daki Türk İslam tarihinin hem de Anadolu’daki Türk-İslam şehirciliği ve mimarisinin başlangıç noktası haline gelmiştir” dedi.

2019’DAN BERİ KAZILAR DEVAM EDİYOR

Doç. Dr. Muhammet Arslan, 2019 yılından beri Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Kafkas Üniversitesi ortaklığıyla kazıların devam ettiğini belirterek, “2023 sezonunda 18 üniversiteden sanat tarihçileri, arkeologlar, mimarlar ve restoratör mimarların da dahil olduğu 40 kişilik ekiple hem bilim insanları hem de lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerimizin de eşlik ettiği kalabalık bir ekiple çalışmalara devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Kazı çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiğini anlatan Arslan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Çalışmalarımız kazı olarak Selçuklu Hamamı’nda, Selçuklu Çarşısı ve Selçuklu Konutlarında devam etmektedir. Tabii bunun yanı sıra kentin korunmasına dair çalışmalarımız da bir taraftan sürüyor. Özellikle 2022 yılı sezonunda Selçuklu Çarşısı’nın konservasyonunu tamamlamıştık, bu sene ise Selçuklu konutlarının konservasyonuna da başlamış olduk. Çalışmalarımız 5 farklı noktada devam etmekte. Selçuklu Çarşısı, Selçuklu Konutları ve Selçuklu Büyük Hamamı’nda kazı çalışmaları, Selçuklu Konutları’nda devam eden konservasyon çalışmamız var. Bunun dışında da kazı evimizde çıkan buluntuların restorasyonu, konservasyonun belgelenmesi ve envanterlenmesi için çalışan başka bir ekibimiz de bulunmaktadır.” (AA)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir